LGS ve YKS sınavı ertelendi mi? Üniversite sınavı ne zaman yapılacak?

Son dakika haberi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, LGS ve YKS sınavlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Corona virüsü tedbirleri kapsamında sınavların ertelenebileceğini açıkladı. Peki LGS ve YKS sınavları ertelendi mi? İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yapılan açıklamalar.

LGS VE YKS SINAVI ERTELENDİ Mİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayında yaptığı açıklamada, “LGS ve YKS sınavlarının gelişmelere göre ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz.” ifadelerini kullandı.

YKS NE ZAMAN?

ÖSYM’nin internet sitesinden duyurulan takvime göre, 2020 YKS’nin 1. oturumu (TYT) 20 Haziran’da, 2. oturumu (AYT) ile Yabancı Dil Oturumu 21 Haziran’da yapılacak.

Her yıl milyonlarca adayın ter döktüğü sınavların tarihleri ÖSYM 2020 sınav takvimi ile açıkladı. Resmi siteden yapılan açıklamada YKS KPSS ALES YDS sınav tarihleri yer alıyor. Buna göre; 20-21 Haziran 2020’de yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) başvuruları, 6 Şubat-3 Mart 2020’de alınacak, sonuçlar 23 Temmuz 2020’de açıklanacak.

 

Sırada ne var?

Bu aralar sınav başvurularını yaptık veya yapacağız. O zaman zirvenin kapılarını açtığımıza göre artık tırmanmaya başlamanın zamanı geldi. Sırada ne var peki? Ortalama 4 ay gibi kocaman bir süre var.

Bu Sürede Neler Yapmamalıyız?

Neler yapılacağını aslında hepiniz içinizde biliyorsunuz. Bir değişiklik yapıp neler yapamayacağınızı anlatırsak, belki o zaman aslında ne kadar çok şey yapılabileceğini farkedersiniz.

  • “Çok az vakit kaldı, tüm bu konuları nasıl yetiştireceğim, keşke daha önce başlasaydım, bir yıl daha mı beklesem, … ” gibi hayıflanmalardan anında vazgeçin. Vazgeçtiniz değil mi? Çünkü onlar çok çürük düşünceler. Bunları savurduğumuza göre yolumuza devam edebiliriz.
  • Çalışmak için çok geç olduğunu düşünüp, kendinizi oyunlara, Netflix’lere vermeyin. 4 Ay çok uzun bir süre değil belki ama inanın çok kısa bir sürede değil. O sürede harika şeyler de yapabilirsiniz.
  • Yeni bir diziye başlamayın. “Aa ama Atiye çok güzel diyorlar…” cümlelerini de sineksavarla salın ve o dizi hiç yokmuş gibi davranın.
  • Diyelim ki hava çok güzel. Bir arkadaşın da illa seni kahve içmek, alışveriş yapmak için çağırıyor diyelim. Fakat o gün için kendine verdiğin bölümleri bitirmedin ve hali hazırda zaten o hafta kafa dağıtma hakkını kullandın. O zaman bu çağrılara kulak asma ve dersine odaklan. Merak etme üniversitede ya da iş hayatında çokça vakitler yaratabilirsin onları yapmak için.
  • Uzun telefon konuşmalarından kaçının. Şuan zaruri konuşmalar haricinde goy goya ayıracağın bir vaktin yok, bunu her zaman hatırlat kendine.
  • Bilemediğin soruları atlamayın. Onlar seni asıl zirveye çıkaracak tüyolar. O soruları iyice öğrenip anlayana kadar yüzlerine gülün.
  • Ders çalışırken telefonunla aynı oda da olmamalısın. Yoksa aklın farkında olmasanda orada olacaktır. Telefon ne kadar uzakta kafa o kadar rahat. 🙂
  • Mümkün olduğunca stresli, gergin ortamlardan uzak durun. Hatta bir tek ortamlardan değil, o tarz insanlardan, müziklerden ve düşüncelerden uzak durun. Şuan zaten sizin için çok kolay geçmeyen bu süreci onlarla iyice çekilmez hale getirmeyin.
  • Yani özet olarak bu dönemde sen, sen olma.

Neler Yaparsak İyi Olur?

  • İçinizi açacak müzikler, insanlarla aynı ortamı paylaşmanız size iyi gelecektir.
  • Bu süreçte dizi gibi bağlanılacak şeylerden uzak durun diyorum fakat, sizin azminizi arttırıp, heveslendirecek filmler bulursanız, o gün kü ders planlamanızı düzgün yaptıktan sonra ödül olarak izleyebilirsiniz.
  • Herkese göre değişebilir belki de ama haftada bir hava güzelse, sözel bir okumanızı ya da bir tekrarınızı açık havada, parkta yapmak size ufak çaplı da olsa bir rahatlama, nefes alma sağlayabilir.
  • Açıkçası bu süreçte sizi ne mutlu edecekse, dersi de onunla bütünleştirmeye çalışın, yani güzel hale getirin gözünüzde. Sade bir kek o kadar çekici değildir. Fakat krem şanti ve şeker ile süslenmiş bir pasta ilgimizi daha çok çekecektir. Sizde derslerinizi kendi ilginizi çekecek şekilde sunun.

“Sırada Ne Var?” mı?

Bence şu andan itibaren sırada ne olduğunu siz de biliyorsunuz. Sakince, aklı başında yapılmış bir plan ve ona uymak için gözümüzde süslediğimiz derslerimiz.

Burada tekrar önemle durulacak tek şey; bilmediklerinizden kaçmayın, sadece üzerine gidin. Ancak o şekilde bir sonraki adımı atabileceksiniz. Bu konuda uzman hocaları ile daima yanınızda olacak Matedor Akademi‘den destek alabilirsiniz. Daima öğrencinin yanında olan, orjinal soru haznesi ile, takıldığınız her bölümü en anlaşılır şekilde açıklayarak uzun zamandır sektörde en tercih edilen olmayı başarmıştır.

Yirmi Birinci Yüzyıl Yetkinlikleri

Yirmi Birinci Yüzyıl yetkinlikleri deyince, akla günümüzün trendi olan, yapay zeka, IOT (Nesnelerin İnterneti) ile kodlama ve dijitale dair bir çok konuya hakim olmak geliyor. Fakat bugün benim özellikle değinmek istediğim konu, bir tek bu yüzyıl için trend olanlar değil. Aslında her zaman genel geçer olan ve bu özelliğini koruyan yetkinlikler.

Yirmi Birinci Yüzyıl ‘da “Öyle bir yetkinlik mi var?” dediğinizi duyar gibiyim. Kafanızı daha da yormadan ben söyleyeyim. “Kitap okumak”.

Sokrates dönemlerinden bile eski olan, insanlar arasında her yüzyılda trend olan bir yetkinlik, okumak. Peki şimdi o kadar sınav stresinin, denemelerin arasında ne zaman vakit bulup da kitap okuyacağız derseniz o zaman ben de yavaşça arkanıza yaslanın ve sadece gözlemleyin derim. Aslında çok başarılı olan insanların çoğu, vakitlerinin büyük bir bölümünü okumaya ayırıyorlar.

Aslında zamanınızı düzgün olarak planlarsanız kitap okumaktan tutun bir çok şeye vakit ayırabilirsiniz. Bu herkese göre değişiklik gösterebilir elbette ki. Fakat ister günde bir kez, ister haftada bir kez olsun mutlaka kitap okumaya vakit ayırmalısınız.

İlk çağlarda güçlü olan, endüstri çağında zengin olan kazanırdı. Bilgi çağında ise bilgili olan kazanacaktır.

A. Toffler

Okumak bir tek eski zamanların değil, yirmi birinci yüzyılın da yetkinliği dedik. Peki bu yılın yani 2020’nin yetkinlikleri neler?

2020 Yılının Yetkinlikleri

  1. Karmaşık Problem Çözmek
  2. Eleştirel Düşünmek
  3. Yaratıcılık
  4. İnsan Yönetimi
  5. Başkalarıyla Eşgüdüm
  6. Duygusal Zeka
  7. Muhakeme ve Karar Vermek
  8. Hizmet Odaklılık
  9. Müzakere
  10. Kavramsal Esneklik

*Kaynak: Dünya Ekonomik Forumu

Yukarıda göreceğiniz üzere 2020 yetkinliklerinin en başında “Karmaşık Problem Çözmek” diyor. Bu size bir yerlerden tanıdık geldi mi? Mesela şuan hali hazırda zaten karmaşık problemlerle uğraştığınız gerçeğini. Belki de bu yazıyı okurken aklınıza matematikteki ‘Karmaşık Sayılar’ konusu gelmiş dahi olabilir. Fakat siz şimdi onu unutun, esas odaklanmanız gereken diğer karmaşık sayılara, konulara odaklanın. Odaklandınız ama bir türlü ilerleyemiyor musunuz? O zaman Matedor Akademi‘nin kapısını çalmanız gerekecektir. Çünkü alanındaki uzman hocalarıyla Matedor Akademi ile tüm karmaşık sayıların üstesinden gelebilir, 2020’nin en önemli yetkinliklerinden birini gerçekleştirmiş olarak zamanın trendine ayak uydurmuş olursunuz.

Başlayalım mı?

Neye başlıyoruz demeyin. Çünkü bir önceki yazımızda bahsettiğimiz fırsatları, 1 ocak itibari ile uygulamaya soktuğunuzu düşünüyorum. Sırada yeni bir program yapmak var.

Hevesle beklediğimiz, her yerde günlerdir sözü geçen meşhur 2020 yılı geldi. Tamamdır artık; stresi, kaygıyı, umutsuzluğu bir kenara atıyoruz. Önceki yazıda bahsettiğim yeni kalemini aldın mı? Almadıysan bu yazıyı okur okumaz hemen gidip en yakın kırtasiyeden yeni bir kalem al kendine. Çok soru çözeceğine ve verimli kullanacağına dair verdiğin sözü hatırlayarak.

Hayatın sana verdiği bir hediye olan yeni yıl ile ilgili, yapacağın ilk şey program yapmak olsun mu? Hani şu senin dahi uyamayacağını bildiğin sıkıcı programlardan bahsetmiyorum tabii ki. Yeni kalemini ilk defa buna kullanmaya ne dersin. Bir de beyaz bir sayfaya ihtiyacın olacak galiba. Hatta sana bu konuda daha çok yardım etmek isterim. Dilersen aşağıda daha iyi bir program hazırlamakla ilgili yer alan önerileri dikkate alarak, kendin bir program hazırlamayı dene. Dilersen de sağdaki whatsapp butonundan ya da iletişim formu üzerinden bize ulaşarak, sana bir kaç program örneği göndermemizi isteyebilirsin.

‘’Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın’’.

Konfüçyüs

Peki gelelim, verimli bir program nasıl hazırlanır?

  • Her şeyden önce uyku zamanını düzene sokmalısın. Düzenli bir uyku, açık bir zihin ve bu da daha verimli bir gün demektir.
  • Ders çalışırken telefonunu uzak bir yere, mümkünse odanın dışına koymakta fayda var. Araştırmalar da gösteriyor ki telefonun senden ne kadar uzakta bulunuyorsa dikkatin de o derece artıyor. Çünkü elinin ulaşabileceği bir mesafede olması dikkatini sürekli o yöne çekecektir.
  • Programı hazırlamadan önce kendini bir hafta gözlemle. En çok, en verimli ders çalıştığın saatleri ve en çok dinlenmeye ihtiyaç duyduğun saatleri belirle. Veriminin en yüksek olduğu saatler o günkü psikolojik ve fiziki şartlarına bağlı olarak değişebilir, fakat amacımız ortalama bir süre belirlemek.
  • Kendini eksik hissettiğin, zorlandığın derslerle, iyi olduğun dersleri tespit et.
  • Zorlandığın ve eksik hissettiğin derslere daha çok ağırlık ver. Tabii ki ağırlığını verirken o dersin sınavda etki edeceği yüzde etkisini de dikkate al.
  • Dinlenmeye ihtiyaç duyduğun zamanları bir tek dinlenerek değil, zevk duyduğun uğraşlar için de ayırabilirsin.
  • Ders çalışamayacağın özel günler, doğum günü, bayram tatili vb. bugünlerdeki yapamadığın çalışmaları en kısa sürede gidermeye çalış.
  • Ders çalışma sürelerini mümkün olduğunca günün aynı saatlerine yerleştirmeye çalış. Bu sayede çalışmak senin için bir rutin haline gelir ve dikkatini daha kolay toplamanı sağlayacaktır.
  • Yemek yedikten hemen sonra derse başlama. Bu, öğrenmedeki verimliliğini düşürür. Yemekten 15-20 dakika sonra çalışmaya başla.
  • Çalışman 20 dakikadan kısa olmasın, 40 dakikadan da uzun olmasın ama konun bitip bitmemesine göre esnek davranabilirsin.
  • Konuya çalıştıktan sonra hangi ders olursa olsun  konunun sorusunu mutlaka çöz. Soru çözmeyi aksatma, asıl başarıyı soru çözmek getirir. Çözdüğün sorularda takıldığın yerleri mutlaka Matedor Akademi gibi tecrübeli hocalara danışarak öğrenmelisin.
  • Uykudan hemen önce öğrenilen şeylerin akılda kalması daha yüksektir. Yatmadan önce, gün içinde çalıştığın konularla ilgili genel bir tekrar yap.
  • Hafta sonları da, önceki günlerde çalıştığın konularla ilgili tekrar yap. Bu tekrar test çözmek, konuyu tekrar çalışmak olabilir. Bu sayede bilgi taze kalır.
  • Çalışma saatlerini belirtirken “17.45 – 18.45” gibi saat aralıkları yerine “akşam yemeğinden önce”, “okuldan geldikten sonra” gibi ifadeler kullan, uymak daha kolay olur.
  • Son olarak da bu programı hazırlayış amacını tamamen kendi iyiliğin için olacağını ve buna uyduğun takdirde yine kazananın sen olacağını unutma.

Başaramayacağına inandığın sürece, başaranların gerisinde olursun. Tüm olumsuzlukları bir önceki yılda bırakarak, yeni bir sayfa açtığımız bu 1 ocak gününde, sen de eline kalemini al ve o istediğin hayatı çiz. Başlayalım mı o zaman?

Yeni Bir Yıl Yeni Bir Fırsat Demek

Aralık ayının son demlerini yaşarken, yeni bir yılın bitmesi ile oluşan sınav stresinin de artması aslında çoğu öğrencinin de yaşayabileceği olağan bir durumdur. Peki olaya bir de farklı bir açıdan bakmaya ne dersiniz?

   Araştırmalara göre; stresin temelde 2 ana seviyesi vardır.

1. Seviye stres

Gelişmemiz, ilerlememiz için gerekli ve motive eden bir yapıda olsa da, diğer seviyedeki streslerin bizlere zarar verdiğini, uzun süreli strese maruz kaldığımızda ise, beynimizin zarar gördüğü, bilim insanları tarafından tespit edilmektedir.

2. Seviye stres

Biz insanların sağlıklı düşünmesini engelleyecek bir şekle dönüşmeye başlar. Seviye yükseldikçe mantıklı düşünemediğimiz gibi, bildiklerimizi hatırlamamız zorlaşmaktadır.

Buna hepimizin başına gelmiş olan bir örneği verebiliriz. Sınav stresinden yanlış cevap verdiğimiz sorunun, doğru cevabını, daha salondan çıkar çıkmaz, arkadaşlarımız ile konuşurken hatırlarız. Buradaki etken, sınav stresinin, hatırlamayı zorlaştırmasındadır.

    Klişeleşmiş, ‘yeni bir yıl için yeni bir sayfa açın’ sözlerini ben de tekrar etmek istemiyorum. Sadece üzerinde özellikle durmak istediğim konu; ister günlerden pazartesi olsun, ister yılın başı olsun, siz kendinize yeni bir alışkanlık kazanmak, yeni bir değer yaratmak için bu günleri beklemeyin. Bu konuda ısrarcı olanlara da iyi haberim var. Bir kaç gün içinde yeni bir yıl doğacak. Tertemiz daha üzerine hiç yazılmamış. Yeni bir kalem ve yeni bir defter vericekler elinize 2020 hikayenizi yazmak üzere. Üstelik içine yazacaklarınız, hatta bunu yaparken ki stiliniz dahi size kalmış. 1 Ocak çarşamba günü sizin gününüz olacak. Farkettiniz mi hem de pazartesi değil, haftanın ortası olacak yeni başlangıcın, ama yepyeni bir yıl ile olacak. 

Dünyada değişmesini istediğiniz ilk şey kendiniz olmalıdır.

Mahatma Gandi

     Ne de güzel söylemiş Gandi. Hep duyduğumuz, motivasyon yazılarında da sıkça karşımıza çıkan bir kelime değil midir ‘değişim’. O zaman bu yıl için kendimize katacağımız ilk değer bu olsun mu? Değişim. Çalışma şeklinizi değiştirin, farklı bir yıl da, farklı teknikler ile yol alın. Kaleminizi değiştirin mesela. Kalem ne alaka demeyin, alacağınız o yeni kalem ile yeni yılda çokça soru çözeceğinizi ve hedeflerinizden ayrılmamanız için o kalemin sizi hep doğru şıklara yönlendireceğini düşünün. 

   İster haftanın başı ya da yılın başı totemlerine inanın, isterseniz de başlamak için ‘an’ da olmaya inanın, hepiniz için de başlamak, değişmek ve değiştirmek için harika bir yıl geliyor. Matematik konularındaki eksiklerinizi ise hiç dert etmeyin. Matedor Akademi bu konuda yanınızda.

Hayatınızda 1 ocağın pazartesi gününe denk geleceği günü hiç beklemeyin.

Yeni bir yılda harikalar yaratmanız ümidiyle.

Dersi Derste Dinlemek

Sınavlarda başarılı olanlar, zamanlarının çoğunu çalışmakla geçirenler değil; etkili, verimli ve planlı bir çalışma sistemini yürütenlerdir. İyi bir çalışma stili belirlemezseniz en basit konuyu dahi kavramakta güçlük çekebilirsiniz ancak etkili bir yöntemle en zor bilgileri dahi kolayca algılayabilirsiniz.

Bunun için ilk aşama, dersi derste dinlemek ve anlamaktır. Dikkatli bir dinleyici olmak öğrenciyi başarıya adım adım götürecektir. Derste öğretmenini iyi dinleyen öğrenci dersi kolayca kavrar. Ailesine, hobilerine ve diğer aktivitelerine ayıracak zaman bulabilir.

Etkili bir dinleme için şunlar bilinmeli:

1-Etkili not tutma

Notlar için ayrı bir defter kullanın. Cümleleri maddeler halinde alt alta yazın. Altta ve üstte ek bilgiler için boşluklar ayırın. Temel kavramları mutlaka yazın. Önemli bilgileri büyük harflerle yazarak altını çizin. Kısaltmalar yaparak konunun ana hatlarını şematize edin. Alınan notları daha sonra sesli bir şekilde okuyarak tekrar edebilirsiniz. Notlar üzerinden soru üretirseniz sınavda çıkabilecek soruları da tahmin etmiş olabilirsiniz. Notları fazla bekletmeden temize çekin böylece tekrar etmiş olacaksınız.

2-Tahmin et

Öğretmen ders anlatırken sonra ne diyeceğini sezmeye çalışın. Bunu yapmak derste dikkatinizin canlı kalmasını sağlar. Derse aktif katılmanıza yardım ederek motive olmanızı sağlar. Bunun için o gün işlenecek konuyu önceden okuyarak derse gelinmelidir. Konuyla ilgili sormak istediğiniz soruları düşünün ve yazın.

3- İpuçlarını takip et

Öğretmenin dikkat çektiği işaretleri kulak kabartmak gerekir. Öğretmenin ‘önemli, ana fikir, altını çiziyorum, bunu unutmayalım, özetle, kısaca’ şeklinde söylediği cümleleri not etmek yararlı olacaktır. Sınavda çıkabilecek sorular genellikle bu sözlerde saklıdır.

4- Aktif katılım

Derse vaktinde gelip, öğretmeni iyi duyup görebileceğiniz bir yere oturmalısınız. Öğretmenin beden dili takip edilmeli ve göz kontağı kurulmalıdır. Bu görsel hafızanızı kullanmanızı da sağlayacaktır. Öğretmene konuyla alakalı sorular sorun. Tatmin edici cevap alana kadar farklı sorular üretin, fikirlerinizi sınıf içinde ifade edin. Oluşacak beyin fırtınası öğrenmenin kalıcılığını arttıracaktır.

5- Zihni arındır

İlginizi ve dikkatinizi derse verin. Kendinizi zihninizdeki karmaşık düşüncelerden uzaklaştırın. Konuşmayın.

İyi bir dinleyici olabilmek için dikkat ve konsantrasyonunuzu güçlü tutmalısınız. İnsan beyni bir dakikada en fazla 250 kelimelik bir konuşmayı anlama kapasitesine sahiptir. Normal hızda konuşan biri 40 -70 kelime kullanır. Aradaki her dakika için 160 ile 180 kelimelik boşluk kalır. Dinleyicilerin bu boşlukta dikkatleri kolayca dağılabilir.

Öğrencinin dikkati çeşitli etkenlerden azalabilmektedir. Her koşulda dinamik bir dikkate ihtiyaçları var. Başaran Yayınları’nın hazırladığı dikkat, hafıza, zeka ve düşünme becerilerini geliştirme kitapları öğrencilerin zihinlerin etkili kullanmalarına yardımcı olacaktır. Her eğitim basamağına uygun içerik ve kapsamda hazırlanmış olan kitaplar eğitim hayatında büyük kolaylıklar sağlayacaktır.

Tyt-Ayt Sınavı Hazırlık Programı

  1. Ders programını gözden geçir. Sınavlarının ne zaman olacağını ve derslerin kaç kredi olduklarını öğren. Bu tarihleri takvimine veya ajandana işle ki gafil avlanmayasın!
    • Planlamanı, her sınavdan en az bir hafta önce tekrar yapmaya başlayacak şekilde yap. İdeal olanı, sınav gecesi tüm bilgileri tek seferde öğrenmeye çalışmaktansa, daha öncesinde kısa gözden geçirmeler yapman ve çalıştığın süreyi zamanla arttırmandır.
  2. Dersi derste dinle. Bu çok kolay gibi görünüyor, ancak aslında dersteyken dikkatini verebilmenin sınav zamanı geldiğinde sana çok yardımı dokunur. Bilgiyi öylece “kavrayacağın” düşüncesine kapılma gibi bir hata yapma; aktif bir öğrenici ol. Sınıfın en önünde oturmaya çalış, böylece odaklanman daha kolay olacaktır.
    • Dikkatli dinle, çünkü öğretmenler çoğu zaman “Bu konunun en önemli noktası…” gibi ipuçları verirler. Veya belirli kelimelere ve konulara vurgu yaparlar. Sınavda iyi sonuç almanın kilit noktası budur. Öncesinde ne kadar bilgi kavrarsan, o kadar az çalışman gerekecektir.
  3. Düzgün notlar al. Bunu söylemesi yapmasından kolay, fakat düzgün not almayı öğrenmenin çalışma zamanı geldiğinde sana çok yardımı dokunacaktır. Öğretmenin söylediklerini olabildiğince not almaya çalış, fakat not alırken dinlemeyi unutacak kadar dikkatinin dağılmasına izin verme.[1]
    • Notlarını dersten hemen sonra günlük olarak tekrar et. Bu, taze bilgilerinin pekişmesine yardımcı olacaktır.[2]
  4. Çalışmayı bir alışkanlık haline getir. Çalışmayı çoğu zaman sadece sınavdan önceki gece yapılan uzun ve yoğun bir çalışma seansı gibi görmek kolaydır. Bunu yerine, her gün çalışmaya vakit ayırmayı dene. Bunu bir görüşme veya ders gibi programlamak, alışkanlığını devam ettirme konusunda motivasyonunu korumanı sağlar.[3]
  5. Sınav formatını sor. Öğretmenine sınavın hangi formatta olacağı, puanlamanın nasıl olacağı, ekstra puan şansı olup olmadığını, önemli kısımları vurgulamasının mümkün olup olmadığı ve soruların ağırlıklı olarak nereden çıkacağı gibi şeyleri sor.

Öğrenmek İçin En Uygun Ortamı Oluşturmak

  1. Temiz, sessiz ve düzenli bir odada çalış. Bulunduğun yerde dikkatini dağıtabilecek olan her şeyi uzaklaştır. Çalışma sırasında telefonuna gelen mesajı okumak veya ara sıra sosyal medya hesaplarını kontrol etmek sakıncalıdır.
  2. Işığı aç! Karanlık bir odada çalışmak tavsiye edilmez. Gece etrafı aydınlat veya gündüz vakti perdeleri aç (camı da biraz aç). İnsanlar daha aydınlık, sessiz ve havadar odalarda daha iyi çalışır ve odaklanırlar.
  3. Televizyonu kapat. Çoğu öğrenci, televizyon açıkken veya arkadaşlarla internette sohbet ederken çalışmak gibi, birçok işi aynı anda yapma konusunda iyi olduklarına inanıyor olsalar da, yapılan araştırmalar insanların çoğu için bunun doğru olmadığını söylüyor.[4] Daha iyi bir çalışma performansı için, televizyon, sözlü ve yüksek sesli müzik gibi dikkat dağıtıcı şeyleri ortadan kaldır. Dikkatini çalışma ve televizyon arasında getirip götürmen, beyninin bilgi alımını öncelemesini çok daha zorlaştırır.[5]
  4. Müziğin senin için uygun olup olmadığına karar ver. Müziğin hafıza performansı üzerine etkisi kişiye göre değişir. Bazı araştırmalara göre, müzik DEB/DEHB’li kişilerde hafıza performansına yardımcı olurken, bu bozukluğa sahip olmayanlarda ise tam tersi bir etki yapıyor. Çalışma performansını arttırma noktasında en etkili müzik türü klasik müzik gibi gözüküyor.[6] Onunla veya onsuz çalışma durumunu kendin tespit etmelisin. Eğer çalışırken müzik dinlemek hoşuna gidiyorsa, kulaklarında yankılanan melodiye değil de, çalıştığın konuya odaklanabildiğinden emin ol.
    • Eğer kesinlikle müzik dinlemen gerekiyorsa, çalışmanla karışmaması için enstrümantal müzikler dinle.
    • Diğer seslerin dikkatini dağıtmasını önlemek ve beynini canlı tutmak için doğa sesleri dinle. İnternet üzerinde ücretsiz arkaplan sesleri bulabileceğin çeşitli siteler bulunuyor.
    • Mozart veya klasik müzik dinlemek seni daha zeki yapmaz veya bilgilerin beyninde kalmasını kolaylaştırmaz, ancak beynini bilgi alımına daha açık hale getirebilir.

Öğrenmeni Düzenlemek

  1. Çalışma konularına odaklan. Bu süreçte neyi başarmayı hedefliyorsun? Bir çalışma hedefi belirlemek sana yardımcı olabilir. Çalışma planı oluşturmak da iyi bir fikir. Eğer 5 dersten 3’ü kolaysa ve hızlıca bitirilebilirse, önce onları bitir, böylece endişlenmeden zor derslerine yeteri kadar zaman ayırabilirsin. Ayrıca, sınav notların için bir klasör tutmak düzeni sağlamak açısından iyi bir yöntemdir.
  2. Kendine bir çalışma rehberi yaz. Notlarına göz gezdir ve en önemli kısımları yeniden yaz. Bu, sana daha odaklı bir çalışma yöntemi sağlamakla birlikte, bunu hazırlamak da başlı başına bir çalışmadır! Rehber üzerinde çok fazla zaman harcama: Bunu tekrar gözden geçirmek için de zamana ihtiyacın var!
  3. Notlarını başka formatlarda yeniden oluştur. Eğer bedensel (kinestetik) öğrenen biriysen notlarını yeniden yazmak çok işe yarar. Zihin haritalama bunu yapmanın en etkili yoludur. Ayrıca, bir şeyi tekrar yazarken, ne yazdığını, yazdığın şeyin ne hakkında olduğunu ve neden yazdığını muhtemelen düşüneceksindir. En önemlisi de, bunun hafızanı tazeleyecek olmasıdır. Eğer bir ay önce not almışsan ve bu notların sınavla ilişkili olduğunu öğrendiysen, bunları yeniden yazman sınavda hatırlamanı sağlayacaktır.
    • Notlarını tekrar tekrar yazmakla kalma. Bu, mevzuyu kavramandansa, yazdığın notları kelime kelime ezberlemene yol açacaktır. Bunun yerine, notlarını oku ve içeriği hakkında düşün (mesela; örnekleri düşün) ve onları kendi kelimelerinle yazıya dök.
  4. Kendine konu hakkında sorular sor. Bu, az önce çalıştığın şeyi hatırlayıp hatırlamadığını anlamanda yardımcı olabilir. Kendine cevap verirken notlarını kelime kelime hatırlamaya çalışma; bu bilgiyi bir cevapta sentezlemek çok daha kullanışlı bir taktiktir.
    • Cevaplarını, başka birisine açıklıyormuşcasına sesli olarak vermek de yardımcı olabilir.
  5. Önceki sınavları ve ödevleri gözden geçir. Daha önceki sınavlarda yapamadığın sorular varsa, bu soruların cevaplarına bak ve bu soruları neden yapamadığını anla. Bu, eğer çalıştığın sınav işlediğiniz yere kadarsa veya tüm konulardan ise, yani daha önce işlenen konular da dâhilse, özellikle faydalı olacaktır.

Verimli Çalışmak

  1. Doğru çalışma saatlerini bul. Yorgun olduğunda çalışma. Sabahın ikisine kadar zorlamaktansa, kısa süre çalıştıktan sonra iyi bir gece uykusu çekmek daha iyidir. Uykunu almazsan, çalıştığın şeyleri pek hatırlamazsın ve ertesi gün performansının düşmesi de kuvvetle muhtemeldir.
  2. Olabildiğince erken başla. Aşırı yükleme yapma. Sınavdan önceki gece aşırı yükleme yapmanın verimsiz olduğu ispatlanmıştır, çünkü tek seferde ezberlenmesi imkânsız olan çok fazla bilgiyi alırsın ve bunlar hafızanda tutman aslında çok zordur. Öncesinden çalışmak ve zaman içerisinde bunların üzerinden geçmek gerçekten dekonuyu öğrenmenin en iyi yoludur. Bu, özellikle tarih ve teorik konular için geçerlidir.
    • Her fırsat bulduğunda 15-20 dakika dahi olsa çalış. Bu kısa çalışmalar çok hızlı toparlanırlar!
    • Pomodoro Tekniğini kullanarak 25 dakika yoğun bir şekilde çalış. Bundan sonra 5 dakikalık bir ara ver; bu işlemi 3 kez tekrar et, sonra 30-45 dakika kadar uzun bir ara ver.
  3. Öğrenme tarzına göre çalış. Eğer görsel öğrenen biriysen, resimler kullanmak yardımcı olabilir. İşitsel öğrenen kişiler notları okurken seslerini kaydetmeli ve sonrasında bunu dinlemelidir. Eğer bedensel (kinestetik) öğrenen biriysen, ellerini kullanarak ve hareket ederek konuyu (sesli şekilde) kendine anlat; bu şekilde ezberlemek daha kolay olacaktır.
  4. Konuya uyacak şekilde çalışma tekniklerini ayarla. Matematik gibi konular, çözüme aşina olunması açısından çok fazla problem çözülmesini gerektirir. Tarih ve edebiyat gibi beşeri bilimler, daha fazla bilgi sentezleme ve terimlerin veya tarihlerin ezberlenmesini gerektirebilir.
    • Ne yaparsan yap, sadece aynı notları tekrar tekrar okumakla yetinme. Gerçekten öğrenmek için, bilgiyi okumanın yanında bilgi türetimi kısmında da aktif rol alman gerekir. Not aldığın şeylerin arasında “büyük resmi” bulmaya çalış veya notlarını bir konsept veya tarihe göre yeniden düzenle.
  5. Öğretmenini düşün. Kendine şunu sor: Öğretmenim sınavda neler sorabilir? Bilmem gereken şeyleri bilmemi sağlamak için odaklanmam gereken konular nelerdir? Öğretmenim beni köşeye sıkıştırabilecek türden ne gibi sorular sorabilir? Bu, çok da önemli olmayan şeylere takılmaktansa, en önemli bilgiye odaklanmana yardımcı olabilir.
  6. Yardım iste. Eğer yardıma ihtiyacın olursa, bu konuları iyi bilen birinden yardım iste. Arkadaşlar, aileden birileri, özel hocalar ve öğretmenlerin hepsi iyi seçeneklerdir. Eğer sana yardımcı olan kişiyi anlayamıyorsan, ondan daha detaylı açıklamasını istemekten çekinme.
    • Öğretmenlerden yardım istemek senin derse ilgini gösterir ve bu, sınavlarının yanında sana gelecekte de faydalı olabilir. Anlatılanı anlamadığında veya daha fazla bilgiye ihtiyacın olduğunda daima öğretmenine sor. Öğretmenin memnuniyetle yardımcı olacaktır.
    • Genellikle okullarda ve üniversitelerde, stresle başa çıkmana yardımcı olacak, sınavla ilgili sorulara cevap bulacağın, çalışma yöntemleri gibi konularda sana rehber olabilecek kaynaklar bulunur. Bu kaynakları nasıl kullanacağını öğrenmek için öğretmenine sor veya okulunun İnternet sitesini ziyaret et.

Motivasyonunu Korumak

  1. Ara ver. Eğlenmek için de biraz zamana ihtiyacın var ve tüm günü ders çalışarak tüketmektense, kendini rahat hissederek çalışmak daha iyidir! Aralarını ve çalışma zamanını dikkatli şekilde ayarla. Genellikle, 20-30 dakika çalışmak ve sonrasında 5 dakikalık bir ara vermek en etkili yöntemdir.
    • Eğer tekrar masaya oturmakta zorlanıyorsan uzun, aralıksız bölümler yerine, 20 dakikalık yoğun bir çalışma yap ve her bölümün sonunda 10 dakika ara ver.
    • Parçaları mantıksal olarak yapılandırdığından emin ol, böylece kavramları bütünüyle hatırlamayı zorlaştıracak şekilde kavramları parçalara ayırmış olmazsın.
  2. Olumlu düşün ama çok çalış. Özgüven önemli; ne kadar az çalıştığına odaklanmak veya sınavda ne kadar kötü alacağını düşünmek başarılı olmak için çalışmaktan seni alıkoyabilir. Lakin, bu çok çalışmaman gerektiği anlamına da gelmez. Kendine güveniyor olsan da çalışman gerekir. Güven sadece başarıya giden yoldaki engelleri uzaklaştırır.
  3. Başkalarıyla çalış. Notları karşılaştırmak veya konuyu anlamayan kişiye yardımcı olmak için arkadaşlarınla kütüphanede çalışma günü ayarla. Başkalarıyla çalışmak, onlara bir şeyler açıklayacağın veya konu hakkında konuşacağınız için eksiklerini tamamlamana ve daha fazla şey hatırlamana yardımcı olur.
    • Birisinden yardım istediğinde, vaktini şakalaşmalarla boşa harcama. Yaptığın şeye odaklan.
  4. Yardım iste. Eğer bir konuda takıldıysan, bir arkadaşını arayıp yardım istemekten çekinme. Eğer arkadaşların yardım edemez ise, yardım etmesi için bir özel öğretmene danış.
    • Eğer vaktin varsa, sınavdan önce anlamadığını düşündüğün bir konu olursa, sana bu konuyu tekrar anlatması için öğretmenine ricada bulun.

Kendini Sınav Gününe Hazırlamak

  1. Sınavdan önceki gece yeterince dinlen. İlkokul öğrencileri iyi bir performans için ortalama 10-11 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Gençler ise genel olarak en azından 10 saat uykuya gerek duyarlar. Yetersiz uykunun biriktiği tespit edilmiştir (“uyku borcu” olarak da bilinir); uzun süredir devam eden kötü uyku alışkanlıklarını telafi etmek için, birkaç hafta ideal uyku ile yeniden en uygun performans yakalanabilir.
    • Uykudan 5-6 saat önce kafeinli veya uyarıcı maddeler tüketme. (Ancak, eğer doktorun sana belirli bir saatte alınacak uyarıcı bir ilaç yazdıysa, o ilacı uyku saatini dikkate almaksızın saatinde al ve bir şeyleri değiştirmeden önce doktoruna danış.) Bu tür maddeler uyku verimliliğini azaltır, yani yeterli uzunlukta uyusan da, uyandığında dinlenmiş hissetmeyebilirsin.
  2. Sağlıklı ve hafif yiyecekler ye. Yağsız protein, sebze, omega-3 yağ asidi ve antioksidan dolu, dengeli bir kahvaltı yap. Örnek bir kahvaltıda somon füme eşliğinde ıspanaklı omlet, tam buğday ekmeği ve bir muz bulunabilir.[7]
  3. Aperatif bulundur. Eğer sınavın uzunsa ve izin veriliyorsa yanında aperatif yiyecekler bulundur. Kepekli ekmek arası fıstık ezmesi veya hatta bir granola bar gibi kompleks karbonhidrat ve proteinli şeyler, zayıflamaya başladığında konsantrasyonunu arttırmana yardımcı olacaktır.[8]
  4. Sınav salonuna biraz erken git. Sınava başlamadan önce düşüncelerini toparlaman için kendine beş veya 10 dakika ver. Böylece, sınav başlamadan önce yerleşmek ve rahatlamak için yeteri kadar vaktin olur.
  5. Önce bildiğin sorulardan başla. Eğer sorunun cevabını bilmiyorsan, diğer soruya geç ve en son tekrar o soruya dön. Cevabını bilmediğin bir soruya odaklanmaya çabalamak sana zaman kaybettirebilir, bu da sana değerli puanlara mâl olabilir.
  6. Bilgi kartları yap. Dil bilgisi veya İngilizce sınavın varsa, kelime anlamlarını hatırlamak için bilgi kartları hazırlamak yardımcı olacaktır. Bu kartları okula götürebilir ve sınav başlamadan önce bunlara göz gezdirebilirsin.

İpuçları

  • Sesli okuman daha hızlı öğrenmene yardımcı olabilir.
  • Yatağında yatar halde çalışma, uyuyakalabilirsin.
  • Tüm bölümleri tek seferde çalışmaktansa, bir ana konuyu düzgünce çalış.
  • Seni miskin veya yorgun hissettirebileceği için çalışmaya başlamadan önce çok yememeye çalış.
  • Çalışmaya başlamadan önce aktif olmak (koşmak, bisiklete binmek vs.) konsantre olmana ve problem hakkında daha dikkatli düşünmene yardımcı olabilir.
  • Oturduğun mekanı düzenlemen zihnini toparlamana yardımcı olabilir.
  • 12:00 gibi belirli bir saatte başlamayı planladıysan ve işlerinin aksaması nedeniyle saatin 12:10 olduğunu fark ettiysen, başlamak için saatin 13:00 olmasını bekleme. Çalışmaya başlamak için çok geç değil!
  • Önemli notları maddeler halinde yeniden yaz. Büyük bir paragrafı okumaktansa bunları hatırlamak daha kolay olabilir.
  • Eğer sınavda çıkabileceğini düşündüğün sorular varsa ve cevaplarını hatırlamakta güçlük çekiyorsan, soruyu kartın bir tarafına, cevabı da diğer tarafına yaz. Soruyu cevapla ilişkilendirmeye çalış, böyle yapman cevabı hatırlamana yardımcı olabilir.
  • Eski sınav ve en ödevlerini gözden geçir. Bu, sınavda birkaç benzer soru çıkması durumunda sana kesinlikle yardımcı olacaktır.

Uyarılar

  • Eğer mümkünse, stresli insanlardan uzak dur. Çalışma ortamında stresli ve olumsuz bir atmosferin oluşması seni çalışmaktan soğutabilir.
  • Kopya çözüm değildir ve eninde sonunda yakalanırsın. Kopya çekmenin, sicil kaydına işlenmesi ve hatta okuldan atılma gibi ağır cezaları vardır.
  • Sadece sınavdan önceki gece çalışmakla kalma. Her gün, okuldan geldikten sonra azar azar tüm konulara çalış. Tek seferde her şeye çalışmanın bir anlamı yok.
  • Çok geç saatlere kalma. Yapılan araştırmalar, yeterli uyumadığında öğrendiğin şeyleri unutmanın daha olası olduğunu gösteriyor, bu nedenle uykunu al! Eğer gerçekten daha fazla çalışman gerekiyorsa, biraz da sabah çalış.

Matematik Korkusunun Temel Sebepleri

Boğaziçi Üniversitesi Robert Kolej’den sonraki 40 küsur senelik geçmişiyle Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasındaki yerini koruyor. Sosyal faaliyetleri ve öğrenci çeşitlliğiyle dikkat çeken Boğaziçi’nde kendine has bazı öğrenci tipleri olduğunu duyduk ve sizler için olayı aydınlatmaya karar verdik.

Öğrenciler açısından, matematik dersi zorunlu olarak öğrenilmesi gereken bir ders olurken aynı zamanda başarısız olunabilecek bir dersmiş gibi de algılanabilmektedir. Türkiye genelinde yapılan sınavlardaki matematik dersinin başarı oranının diğer derslere göre düşüklüğü, bir anlamda bunu doğrulamaktadır. Bu başarısızlığının nedenlerin en önemlilerinden birinin de öğrencilerde var olan matematik korkusu ve matematik derslerinde başarısız olmayı kabullenme veya yapamama olduğu düşünülmektedir.

Türkiye’de matematik dersinin zor olduğuna dair yaygın bir kanı yerleştiği gözlemlenmektedir. Öğrencide, bu zor kanısının oluşmasında çevre, aile, öğretmen vb etkenlerin neden olduğu söylenebilir. Hatta araştırmacılar tarafından yapılan gözlemlerde; matematik önemli; Resim İş, Müzik, Beden Eğitimi vb. ifade ve beceri dersleri önemsiz görme, onları dersten saymama gibi bir yanlış yapıldığı da görülmüştür. Ülkemizdeki gelecek kaygısının bulunması; meslek edinmeye verilen önemin adeta bir tutku haline ulaşmasının bu yanlış kanıyı pekiştirdiği söylenebilir.

Bu nedenle öğrenciler zihinsel gelişim sürecinin üzerinde bir zorlamaya maruz kaldığı söylenebilir. Piaget’e göre somut işlemler döneminde olan ilköğretim birinci kademe öğrencileri soyut kavramlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Somut işlemler dönemindeki öğrenci soyut kavramları anlamasının zorluğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Yapılan bir araştırmada(Kabaca 2002) matematik eğitiminde kavramların somutlaştırılmasının önemi vurgulanmıştır. Benzer şekilde gelecek kaygısının bulunması ve başarının yanlış algılanmasından dolayı; erken okuma ve yazma telaşına düşüldüğü görülmektedir.

Erken okuma telaşıyla beraber matematik dersi ikinci plana alındığı görülmüştür. Doğal sayılar arasındaki ilişkiler üzerinde yeterince durulmaması, öğrencinin kavramlar arası ilişkileri öğrenememesine neden olduğu görülebilir. Doğal sayılar arasındaki ilişkilerin bilgi basamağından kavrama ve uygulama basamağına geçilememesi problem çözme becerisinin gelişmemesine neden olabilir. Öğrenci problem çözme becerisini kazanamayabilir.